Dünya genelinde merkez bankaları, altın fiyatlarındaki düşüşü rezervlerini artırmak için değerlendirdi. Dünya Altın Konseyinin (WGC) açıkladığı verilere göre, 2026'nın üçüncü çeyreğinde merkez bankaları toplam 321 ton net altın alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024'ün son çeyreğinden bu yana görülen en yüksek alım miktarı oldu.

Yılın ilk dokuz ayında merkez bankalarının toplam altın alımı 675 tona ulaştı. Böylece resmi kurumların altın talebi, geçen yılın aynı dönemini yüzde 6 aştı. Üçüncü çeyrekteki alımların yaklaşık yüzde 63'ü merkez bankaları tarafından doğrudan açıklanmadı. Veriler, resmi rezerv hareketleri ve piyasa araştırmalarıyla hesaplandı.

Çin ve Polonya altın alımında ilk sırada

Üçüncü çeyrekte en fazla altın satın aldığını açıklayan ülke 63 tonla Çin oldu. Polonya yaklaşık 40 tonluk alımla ikinci sırada yer aldı. Kazakistan ve Özbekistan ise rezervlerine 14'er ton altın ekledi. Rusya aynı dönemde 19 tonluk satış yaparak büyük merkez bankaları arasında en fazla altın azaltan ülke oldu.

Altın ETF'lerine 211 tonluk giriş

Merkez bankalarının alımlarına rağmen fiziki altın talebinin bazı bölümlerinde zayıflama yaşandı. Küresel mücevherat talebi yüzde 17 düşerek 313 tona, külçe ve madeni para talebi ise yüzde 19 azalarak 268 tona geriledi.

Buna karşılık altına dayalı borsa yatırım fonlarının (ETF) altın varlıkları üçüncü çeyrekte 211 ton artarak rekor seviyeye yükseldi. Altın madeni üretimi de yüzde 3 artışla 1.071 tona ulaşarak üçüncü çeyrek rekoru kırdı.

Merkez bankalarının alımları altın fiyatlarını yükseltir mi?

Altın, İran savaşının başladığı şubat ayının sonlarından bu yana değerinin yaklaşık dörtte birini kaybetti. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskısını artırması ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, altın fiyatlarını olumsuz etkiledi.

Dünya Altın Konseyi, fiyatlardaki gerilemenin bazı merkez bankalarına daha fazla altın alma fırsatı sunduğunu değerlendiriyor. Bununla birlikte alımların temel nedeni, rezervlerin çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli risklerin azaltılması.

Merkez bankalarından gelen güçlü talep, altının uzun vadeli görünümü açısından olumlu bir gelişme. Ancak 321 tonluk alıma rağmen fiyatların gerilemiş olması, yüksek faiz ve enerji maliyetlerinin kısa vadede daha baskın olduğunu gösteriyor. Altında kalıcı bir yükseliş için kurumsal alımların yanı sıra faiz beklentilerinin de değişmesi gerekiyor.